| Tarih: 06-06-2008 03:54
|
Okunma Sayısı : 1319 |
On binlerce yürek, Milli Takım’ın Avrupa Şampiyonası’nda oynayacağı maçlarda heyecanla atacak, tansiyon hep zirvede olacak.
Bu, sadece bir oyun ve eğlence. Kutlamaların dozunu kaçırarak, hayatlarımızı karartmayalım.
Futbol,
sahada 22 adamın bir topun peşinden koştuğu günleri çoktan geride
bıraktı. Artık, meşin yuvarlağın ardından milyonlar sürükleniyor;
sihirli küre hepimizi büyülüyor. Şimdi ise karnaval zamanı. Avrupa
Şampiyonası, İsviçre ile Avusturya’nın ev sahipliğinde başlıyor.
Dünyanın en büyük açık hava festivalinin perdesini ise Türkiye,
Portekiz ile birlikte yarın akşam açacak .
Büyük gün
geldi çattı, kapıya dayandı. Dünyanın en büyük açık hava
festivallerinden biri olan Avrupa Futbol Şampiyonası yarın başlıyor.
Malum; günümüzün bacasız fabrikası futbol; trilyonlarca liranın döndüğü
devasa bir sektör. Bu sektörü sadece sportif bir alanda faaliyet
gösteren bir ticari teşekkül olarak görmek saflık olur. İngiliz yazar
Simon Kuper’in dediği gibi: Futbol asla, sadece futbol değildir.
Sihirli küre, hepimizi büyülüyor.Organizasyonlar bir karnaval, festival havasında yaşanıyor. Yaklaşık
bir ay boyunca sürecek yeşil sahaların en heyecanlı turnuvası da dört
yıllık aranın ardından bu kez karşımıza Alp Dağları’nın eteklerinde
çıkıyor. İsviçre ile Avusturya’nın ortaklaşa ev sahipliği yapacağı
büyük organizasyonda Ay yıldızlı bayrak da dalgalanacak. Turnuvanın
özeline girmeden önce, Avrupa Futbol Şampiyonası’nın ve Türkiye’nin bu
turnuvadaki tarihine kısaca bir göz atalım isterseniz
Avrupa’da bir
turnuva düzenlenmesi fikri ilk kez Fransız futbol adamı Hanri Delaunay
tarafından 1927’de dile getirildi. Ancak 1958 yılına dek bu mümkün
olmadı. ‘Avrupa Uluslar Kupası’ adı altında ilk kez 1960’ta, Fransa’da
düzenlenen şampiyonaya 17 takım katıldı. Aralarında Türkiye de yer
alıyordu. Sovyetler Birliği’nin kazandığı ilk kupaya, futbolun beşiği
İngiltere ile İtalya katılmamıştı. İspanya da çeyrek finalde Sovyetler
Birliği’yle eşleşince, politik nedenlerden dolayı turnuvadan
çekildiğini açıklamıştı. Türkiye ise Romanya karşısında elemeleri
geçemedi ve daha sonra ‘Avrupa Şampiyonası’ adını alan organizasyona
ilk kez 1996 yılında katıldı. İngiltere’deydi bu kez bu büyük festival.
Ay-yıldızlı ekip; Hırvatistan, Danimarka ve Portekiz ile birlikte D
Grubu’nda yer almış ve üç maçını da kaybederek grup sonuncusu olarak
elenmişti. Ardından Euro 2000’de de gösteriyordu Milli Takım kendini.
Belçika ile Hollanda’nın ev sahipliğindeki turnuvada Türkiye, Belçika
ve İsveç engellerini aşarak, İtalya ile birlikte gruptan çıkarak adını
çeyrek finale yazdırmayı başardı. Ancak Portekiz karşısında alınan 2-0
yenilgi, Ay-yıldızlılar için turnuvanın sona erdiğini gösterip, Eve
dönmenin zamanı geldi diyordu.
Ay-yıldızlılar, sekiz yıl aradan
sonra yeniden Avrupa’nın bu en büyük futbol organizasyonunda sahne
alacak. Sonuç aslında hiç de önemli değil. Bu karnavalın tadını
çıkaralım ve dostluğun kazanması için çalışalım yeter!
TÜRKİYE, 3’üncü KEZ BU DEV FESTİVALDE
Daha
önce 1996 ve 2000 Avrupa Şampiyonaları’nda boy gösteren Türkiye, 2002
Dünya Kupası’nda üçüncülük apoletini taktıktan sonra hep uluslararası
organizasyonların kapısından döndü. Milliler, sekiz yıl aradan sonra
yeniden kendini hatırlatmak için Avrupa arenasında.
Alp Dağları’nın eteklerinde bir futbol karnavalı
Avrupa şampiyonası maç takvimi millilerin maçlarını oynayacağı statlar
Avrupa şampiyonası fixtürü
Avrupa şampiyonası bütün maçların golleri
184 milyon Euro para ödülü dağıtılacak
Avrupa Şampiyonası, turnuvaya katılan 16 takım
için
servet kapısı. Her galibiyete 1 milyon Euro ödül var. Berabere mi
kaldınız? Size 500 bin Euro’luk teselli ikramiyesi bile veriyorlar.
Bir ay boyunca sürecek büyük coşku boyunca insanlar futbolla yatıp
futbolla kalkacak. 29 Haziran’da oynanacak büyük finale dek, 16 ülkenin
milli formayı kapmış yıldızlarının resitaline futbolseverlerin renk
cümbüşü eşlik edecek. Sadece maçlarda sahanın içinde yaşanan kıyasıya
mücadeleler değil, tribündeki şovlar da bu turnuvayı böylesine festival
havasına büründürüyor aslında. Peki bu festival nerelerde
gerçekleşecek? İsviçre ve Avusturya’nın ortaklaşa ev sahipliği yapacağı
Avrupa Şampiyonası, iki ülkede ve sekiz ayrı şehirde sahne alacak.
Avusturya’da Vienna, Klagenfurt, Salzburg ve Innsburg; İsviçre’de ise
Basel, Bern, Cenevre ve Zürih bir ay boyunca meşin yuvarlağın mabedi
olacak.
Turnuvanın sloganı ise çok çarpıcı: Duygularını koru. UEFA
Başkanı Michel Platini, sloganı yorumlarken, Euro 2008 size her türlü
duyguyu öneriyor: Keyif, hayalkırıklığı, rahatlama ve yüksek
tansiyon. Son düdük çalana kadar ifadelerini kullanmıştı. Pek de
haksız sayılmaz. 90 dakikanın içinde yıllara sığacak duygu selini
yaşıyor insanoğlu. Ayrıca, Avrupa Şampiyonası, katılan takımlar için de
bir servet kapısı. UEFA, bu turnuvada toplam 184 milyon Euro para ödülü
dağıtacak. Son turnuvadaki rakam ise 129 milyon Euro’ydu.
Gülben ergen milli takımımız için yaptığı remix avrupa duyacak dinle
Avrupa şampiyonası hakkında
Bu
endüstrinin her geçen yıl nasıl büyüdüğünü düşünün artık! Her ülke
takımı turnuvaya katıldığı için 7.5 milyon Euro ayak bastı parası
alıyor. Her galibiyet 1 milyon Euro değerinde. Beraberlik için biçilen
ödül ise 500 bin Euro. Çeyrek finale kalan, 2 milyon Euro’yu cebine
indirecek. Takımınız yarı finale çıktıysa 3 milyon Euro sizin demektir.
Kupayı kaldıran takım ise 7.5 milyon Euro alacak.
|
|
|
avrupa yı sallıcaz
Yazan:: ahmet () Tarih: 13-06-2008 21:50